Rusya’ya hangi yaptırımlar uygulanıyor?

23 Şubat 2022 Çarşamba, 13:15

Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve bazı müttefik ülkeler, Ukrayna’nın doğusundaki iki ayrılıkçı bölgenin bağımsızlığını tanımasının ardından Rusya’ya yaptırımlar uyguluyor.

Ancak Batılı ülkeler, bir işgalin gerçekleşmesi durumunda daha fazla yaptırımın olabileceğini söylüyor.

Hangi yaptırımlar uygulanıyor?

ABD senatosu “tüm yaptırımların anası” olarak adlandırdığı bir önlemler listesi hazırlıyor. 

ABD Başkanı Joe Biden, 22 Şubat akşamı yaptığı açıklamada, Rusya’nın bundan sonra Batı’dan borç alamayacağını, Rusya’nın gerginliği artırması durumunda yaptırımların da artacağını belirtti.

Avrupa Birliği, bankalar da dahil olmak üzere 27 kişi ve kuruluşa yaptırım önerdi; bunların uygulanması için tek tek üye ülkelerin onaylanması gerekiyor.

AB, söz konusu kişi ve kuruluşların Avrupa sermaye piyasalarına erişiminin kısıtlanmasını ve AB ile Donetsk ve Luhansk arasındaki ticaretin de yasaklanmasını öngörüyor. Bu kapsamda Rusya parlamentosunun alt kanadı olan Duma’nın 351 üyesinin de yaptırım kapsamına alınması hedefleniyor.

Almanya ilk adım olarak Kuzey Akım 2 gaz hattının onay sürecini dondurdu.

ABD de yaptırımlar konusunda attığı ilk adımda Luhansk ve Donetsk ile ticareti yasakladı. Ancak söz konusu iki bölgede az sayıda Amerikan firması iş yapıyor. 

İngiltere ise beş Rus bankasının ve üç Rus milyarderin ülkedeki varlıklarını dondurdu.

İngiliz Başbakan Boris Johnson, bunun yaptırımların ilk kısmı olduğu ve olası işgal durumunda daha fazla yaptırımın da masada olduğunu söyledi.

Öte yandan çok sayıda İngiliz milletvekili ise hükümetin yaptırımlar konusunda daha sert olmasını ve daha fazla Rus oligark ve bankayı hedeflemeleri gerektiğini söyledi.

Japonya, Ukrayna krizi nedeniyle Rusya’ya karşı bir dizi ekonomik yaptırım uyguladıklarını açıkladı.

Ülkesindeki Rus tahvillerinin ihracını yasaklayacağını duyuran Başbakan Fumio Kishida, bazı Ruslara yönelik vize yasağı uygulanacağını ve varlıkların da dondurulacağını söyledi.

Kishida, Moskova’nın Ukrayna’nın doğusuna asker gönderme kararının Ukrayna’nın egemenliğini ihlali anlamına geldiğini söyledi ve gerilimin artması halinde, Tokyo’nun ek önlemler uygulamaya hazır olduğunu vurguladı.

Kanada, ekonomik yaptırımların ilk aşamasında Kanadalıların Donetsk ve Luhansk ile finansal anlaşmalardan men edildiğini açıkladı.

Başbakan Justin Trudeau ayrıca, yaptırımların ayrılıkçı bölgeleri tanıma kararına oy veren Rus Parlamentosu üyelerini de hedef alacağını ve Kanadalıların, Rus devlet tahvillerini satın almalarını yasaklayacağını kaydetti.

Batılı diplomatlar, Rusya’yı hazırlıksız yakalamak için hangi cezaların uygulanacağı konusunda açık olmayı reddediyor.

Peki Batı ne gibi yaptırımlar planlıyor olabilir?

Finansal kısıtlamalar

Düşünülen bir önlem, Rusya’yı küresel bir finansal iletişim hizmeti olan SWIFT sisteminden çıkarmak olabilir. Bu sistem 200’den fazla ülkede binlerce finans kurumu tarafından kullanılıyor.

Bu, Rus bankalarının denizaşırı ülkelerde iş yapmasını fiilen çok zorlaştıracak bir hamle.

Bu yaptırım 2012 yılında İran’a karşı kullanılmıştı. Ülke önemli petrol gelirlerini ve dış ticaretinin büyük bir kısmını kaybetmişti.

SWIFT logosu
Hem ABD hem de Almanya şüphelerini dile getirdi ve Rusya’yı SWIFT’ten çıkarmanın maliyetinin çok yüksek olup olmayacağını sorguladı.

Ancak bu yaptırımın, bankaları Rus finans kurumlarıyla yakın bağları olan ABD ve Almanya gibi ülkeler için ekonomik bir maliyeti olacak.

Beyaz Saray, bunun Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline bir yanıt olarak hemen uygulamaya konmasının pek mümkün olmadığını söylüyor.

ABD’nin Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Daleep Singh, “Muhtemelen ilk yaptırım paketinde SWIFT’i görmeyeceğiz” dedi.

Dolardan men

ABD, Rusya’yı ABD dolarıyla yapılan finansal işlemlerden men edebilir. Bu yaptırımla bir Rus kurumunun dolar cinsinden işlem yapmasına izin veren herhangi bir batılı firma, ceza ile karşı karşıya kalacak.

Bu, Rusya’nın dünya çapında alıp satabileceği şeylerin son derece sınırlı olacağı anlamına geliyor.

Petrol ve gaz satışlarının çoğu dolar üzerinden yapıldığından, bunun Rusya ekonomisi üzerinde büyük bir etkisi olabilir.

Borca erişimin kısıtlanması

ABD Başkanı Biden, 22 Şubat’taki açıklamasında Rusya’nın bundan sonra Batı’dan borç alamayacağını söyledi.

Bu, Rusya’yı ekonomisini büyütmek için ihtiyaç duyduğu finansmana erişimden mahrum bırakacak. Ülkenin borçlanma maliyeti yükselebilir ve Rublenin değeri daha da düşebilir.

Rusya, yabancı yatırımcıların elindeki borç miktarını azaltarak bu yaptırıma hazırlanmıştı.

Rus SBER bankasının logosu
Devlete ait Sberbank, AB tarafından yaptırım uygulanan en büyük Rus bankalarından biri.

Bankaların engellenmesi

ABD, bazı Rus bankalarını kara listeye alabilir ve böylelikle dünya üzerinde herhangi birinin bu bankalarla işlem yapmasını neredeyse imkansız hale getirebilir.

Bu durumda Moskova, bankaları kurtarmak ve enflasyonun yükselip gelirlerin düşmesini önlemek için elinden geleni yapmak zorunda kalacak.

İngiltere ise beş Rus bankasının ve üç Rus milyarderin ülkedeki varlıklarını dondurdu.

Bunun Rus bankalarında parası olan Batılı yatırımcılar için de büyük bir olumsuz etkisi olacak.

Amaçlı ihracat kontrolleri

Batı, kilit malların Rusya’ya ihracatını kısıtlayabilir.

Örneğin ABD, Rusya’ya Amerikan teknolojisi, yazılımı veya ekipmanı içeren herhangi bir mal satan şirketleri durdurabilir.

Bu, özellikle otomobillerden akıllı telefonlara, imalat tezgahlarından tüketici elektroniğine kadar hemen her yerde kullanılan yarı iletken mikroçiplerin ihracatını sınırlayabilir.

Bu durum yalnızca Rusya’nın savunma ve havacılık sektörlerini değil tüm ekonomisini etkiler.

Enerji yaptırımları

Rusya’nın ekonomisi büyük ölçüde denizaşırı gaz ve petrol satışına bağımlı. Satışlar Kremlin için büyük bir gelir kaynağı.

Almanya ilk adım olarak Kuzey Akım 2 gaz hattının onay sürecini dondurdu.

Batı, ülkelerin ve şirketlerin Gazprom veya Rosneft gibi büyük Rus enerji devlerinden petrol satın almasını yasaklayabilir.

Nord Stream 2 offshore gaz boru hattında bir işçi
Bazı Alman politikacılar, Avrupa ekonomisini olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle Kuzey Akım 2’yi durdurmak konusunda isteksizler.

ABD, Baltık Denizi altında Rusya’dan Almanya’ya uzanan ve Kuzey Akım 2 olarak adlandırılan yeni bir gaz boru hattının faaliyete geçmesini durdurmak için diplomatik gücünü kullanabilir. Boru hattının inşaatı tamamlandı ancak hâlâ düzenleyici otoriteden onay bekliyor.

ABD Başkanı Biden bu konuda, “Size söz veriyorum, başaracağız” dedi.

Ancak Rus gazı üzerindeki herhangi bir kısıtlama, çoğu doğudan gelen enerjiye bağımlı olan Avrupa genelinde fiyatları artıracaktır.

Kişi hedefli yaptırımlar

Yeni yaptırımlar yalnızca Vladimir Putin’in ortaklarını değil aynı zamanda Rusya Devlet Başkanı’nın kendisi de dahil olmak üzere bireyleri hedef alabilir.

Bu, büyük olasılıkla Ukrayna’ya karşı düşmanlık eylemlerinin cezalandırılmasını ya da egemenliğini veya toprak bütünlüğünü tehdit edenlere karşı bir yaptırım olarak tanımlanacak.

İlgili kişilerin varlıklarının dondurulması ve seyahatlerinin yasaklanması en olası seçenekler. Ancak bu tip yaptırımların çoğu zaten yürürlükte ve henüz Rusya’nın yaklaşımını değiştirmedi.

ABD ve Avrupalı ​​güçlerin beklentisi, Rusya’nın elitlerinin yabancı ülkelerdeki servetlerine erişememeleri ve çocuklarını Batılı okullarda ve üniversitelerde eğitmemeleri halinde Putin’e baskı uygulayacakları yönünde.

Londra engeli

Rusya vatandaşlarının Londra’ya yatırım yapmalarını ve yerleşimlerini kısıtlamak için bazı yaptırımlar uygulanabilir.

Londra
 İngiltere hükümeti, Londra’ya akan yasadışı Rus parasıyla mücadele sözü verdi.

Rus parasının İngiltere başkentindeki ölçeği öyle bir boyutta ki; buradaki sermaye için “Londragrad” takma adı kullanılıyor.

İngiltere hükümeti, bu sorunu, insanların paralarının nereden geldiğini anlatmalarını gerektiren “açıklanamayan servet emirleri” çözümüyle aştığını iddia ediyor.

Ancak bu emirlerin yalnızca bir kısmı kullanıldı. Bazı ABD örgütleri Beyaz Saray’ın İngiltere’yi bu konuda daha fazla zorlamasını istiyor.

Batı için zorluklar

Batılı ülkeler, Rusya’nın Ukrayna’ya topyekün işgal başlatması halinde koordineli ve ağır yaptırımlar için planlar hazırladı.

Ama ya Rusya, Joe Biden’ın söylediği gibi, “küçük bir saldırı” yaparsa?

Rusya’nın Ukrayna’yı tehdit etmek için askerlerini aylarca kuşatmada tutması ve ülkeyi zayıflatmak için siber saldırılar başlatması ihtimali de var.

ABD’li ve Avrupalı ​​diplomatlar, Batılı ülkelerin bu senaryolara nasıl yanıt verecekleri konusunda hemfikir olmadıklarını söylüyor.

Rusya ile daha yakın ilişkileri olan Macaristan, İtalya ve Avusturya gibi bazı ülkeler, tam bir saldırı olmaması durumunda, yaptırımları uygulamaya isteksiz olabilir.

Rusya, Çin ve diğer müttefiklerinden destek alarak Batı yaptırımlarının etkisini de azaltabilir.

Sonuç olarak, en etkili ekonomik yaptırımların, onları uygulayanlar için genellikle yüksek bir bedeli var. Verilmesi gereken tavizler söz konusu olduğunda Batı’daki tüm ülkeler bunları kabul etmeye istekli değil. 

Yaptırım ne demek?

Yaptırım, uluslararası hukuku çiğneyen ya da saldırgan tavırlar gösteren bir ülkenin, bu eylemlerinin sonlandırması amacıyla başka ülkeler tarafından cezalandırılması anlamına geliyor.

Yaptırımlar genel olarak bir ülkenin ekonomisine veya politikacılar da dahil olmak üzere vatandaşlarının kişisel finansmanlarına zarar vermek için tasarlanır. Seyahat yasaklamaları ve silah ambargoları yaptırımlar içerisinde yer alabilir.

Savaşa girmeksizin, ülkelerin kullanabileceği en katı önlemler arasındadırlar.(BBC)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

KAZAKİSTAN.KZ HABER SİTESİ