Son Dakika
07 Aralık 2021 Salı

Interpol’e hakkında işkence iddiaları bulunan yeni başkan seçildi

25 Kasım 2021 Perşembe, 16:45

Uluslararası Polis Teşkilatı (Interpol) Başkanlığına Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) Ahmed Nasser Al Raisi seçildi.

Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Interpol 89. Genel Kurul Toplantısı’nın 3. gününde yeni genel başkan ve icra kurulu üyelerinin seçimine başlandı.

Yapılan oylama sonucu Birleşik Arap Emirlikleri’nden Ahmed Nasser Al Raisi, Interpol’ün yeni başkanı seçildi.

Interpol’ün resmi Twitter adresinden yapılan açıklamada, Al Raisi’nin 4 yıl boyunca başkanlık görevini sürdüreceği kaydedildi.

Başkan adayına işkence suçlaması 

Bu yılki genel kurul toplantısına bakan, bakan yardımcısı, müsteşar, uluslararası kuruluş temsilcisi düzeyinde olmak üzere, 160’tan fazla ülkeden temsilci katıldı.

Genel kurul kapsamında Interpol Başkanı, Başkan Yardımcıları ve İcra Komitesi üyeleri de İstanbul’da gerçekleştirilecek seçimle belirlendi.

Normalde Interpol başkanlığına aday isimlerin kamuya açık bir şekilde kampanya yürütmesi alışılmış bir durum değil fakat halen yürütme komitesi üyesi olan Birleşik Arap Emirlikleri’nden Tümgeneral Ahmed Nasser el-Reisi eylül ayında yayınladığı bir deklarasyonla neden başkanlığa aday olduğunu açıklamıştı.

Fakat el-Reisi’nin adaylığı bir çok batılı ülke ve uluslararası kuruluşun tepkisine neden oldu. El-Reisi İngiliz akademisyen Michael Hedges ve BAE’li muhalif Ahmed Mansur gibi siyasi tutuklulara işkence edilmesinden sorumlu tutuluyor. Fransız milletvekilleri Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un doğrudan müdahil olmasını isterken Alman milletvekilleri el-Reisi’nin adaylığının Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne aykırı olduğunu savunarak seçilmesinin Interpol’ün saygınlığına darbe vuracağını belirtiyor.

BAE oy satın almakla eleştiriliyor

Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri de para ile Interpol içerisindeki etkinliğini artırmaya çalışmakla suçlanıyor. İngiliz eski başsavcı Sir David Calvert-Smith tarafından yayınlanan bir raporda BAE’nin 2017 yılında Interpol’e bağlı Daha Güvenli Bir Dünya Vakfı’na (Foundation for a Safer World) bağışladığı 50 milyon doların Körfez ülkesini teşkilat içindeki etkinliğini artırmak için kullanıldığını ileri sürdü.

‘Para ve politik güç polis teşkilatlarının bağımsız performansını etkilememeli’

Sarka Havrankova
Sarka HavrankovaSarka Havrankova

Interpol başkanlığına aday bir diğer isim olan Çek Cumhuriyeti’nden Sarka Havrankova euronews’e verdiği mülakatta el-Reisi hakkında medyada yer alanlar dışında bilgisi olmadığını ama bir polis olarak ortaya atılan ciddi iddiaları görmezden gelemeyeceğini belirterek, “Bu organizasyonumuza olan güveni zedeleyebilir,” ifadelerini kullandı.

BAE’nin bağışları sorulduğunda ise Harkankova saygının parayla satın alınacak bir şey olmadığını vurgulayarak “Bunu attığınız adımlarla kazanırsınız,” dedi.

Harkankova Interpol’ün politize edilmemesi ve zenginliğin kolluk kuvvetlerinde bir etki unsuru olmaması gerektiğinin altını çizdi.

Fakat uluslararası ününe rağmen Interpol her zaman finansman sıkıntısı yaşayan bir teşkilat oldu. Örneğin 2020 yılında teşkilatın operasyon bütçesi 136 milyon euro oldu. Bunun 60 milyon eurosu üye ülkelerin aidatlarından gelirken gerisi bağışlardan karşılandı.

2020 yılında en fazla bağışı 7,8 milyon euro ile Avrupa Komisyonu yaptı. Onu 6,1 milyon euro ile Interpol Vakfı izledi. Bunun dışında Kanada, Norveç, Japonya ve Katar da önemli bağışçılar arasında yer aldı.

Genel kurulun İstanbul’da yapılmasına eleştiri

Başkan adayı konusundaki tepkilerin yanı sıra bir diğer eleştiri de 2020 yılında yapılması gerekirken salgın nedeniyle ertelenen genel kurul toplantısının İstanbul’da yapılmasına geldi.

Amerika Birleşik Devletleri merkezli düşünce kuruluşu Miras Vakfı (The Heritage Foundation) tarafından yayınlanan raporda kırmızı bülten sistemini suistimal ettiğini savunduğu Türkiye’nin böyle bir toplantıya ev sahipliği yapmasının yanlış olduğu vurgulandı.

Rusya ve Çin gibi otokrat yönetimlerin siyasi rakiplerini elimine etmek için kırmızı bülteni sık kullanıldığı bilinse de Türkiye’nin başvurusu en fazla reddedilen ülke olduğu belirtildi.

Özellikle 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrası hükümetin darbenin arkasında olmakla suçladığı Gülen hareketi mensuplarına karşı yurtdışında başlattığı girişimlerde Interpol’ü de kullanmaya çalıştığı ifade edilen raporda, sonrasında Türk yetkililerin Interpol’ü taleplerini geri çevirmekle de suçladığına yer verildi.

Raporda Interpol’ün tamamen adli suçlara odaklı bir organizasyon olduğu ve siyasi ya da askeri davalarda kullanılamayacağı da vurgulandı.

Raporda ayrıca Ankara yönetiminin genel kurul toplantısı sırasında aileleri ile birlikte davet edilen üye ülke temsilcilerini hediyeler ve değişik aktivitelerle etkilemek istediği yönünde aktarımlar olduğuna da yer verildi.

Euronews’e açıklama yapan bir Interpol sözcüsü teşkilatın Türkiye’nin Gülen hareketi mensupları hakkında çıkardığı yedi yüzden fazla kırmızı bülten talebinin reddedildiğini belirtti.

2020 yılında 11 binin üzerinde kırmızı bülten çıkarıldı fakat bunun çok az bir kısmı kamuyouna açıklanıyor.

Interpol sözcüsü 2020 yılında toplamda kaç bülten talebinin reddedildiğini açıklayamayacağını fakat Interpol’ün anayasasının her türlü “siyasi, askeri, dini ya da ırksal girişimi ve müdahaleyi” reddettiğini vurguladı.

Interpol skandalları

Merkezi Fransa’nın Lyon kentinde yer alan Interpol ve yönetimi skandallardan uzak bir yapı değil.

2008 yılında Güney Afrikalı başkan Jackie Selebi bir uyuşturucu kaçakçısından 170 bin dolar rüşvet aldığı iddiaları sonrasında istifa etti. Interpol söz konusu hadisenin Selebi’nin başkanlığı sırasında değil Güney Afrika’da görev yaparken meydana geldiğini açıkladı. Selebi daha sonra 15 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

2017 yılında Çinli başkan Meng Hongwei ülkesini ziyareti sırasında ortadan kayboldu. Meng’in ailesi Fransa’da kaldı ve eşi Interpol’ün hiç yardımcı olmadığından şikayet etti. 2020 yılına Meng yolsuzluktan suçlu bulundu ve 13 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

2018 yılında Meng’in yerine aday olan Rus Aleksandr Prokopçuk tepkilerin odağına yerleşti. Amerikalı senatörler bu durumu “tilki kümesin başına geçirmek” olarak tanımlarken Litvanya ve Ukrayna Prokopçuk’un seçilmesi halinde teşkilatı terk etmekle tehdit etti. Yapılan seçimde Prokopçuk Güney Koreli aday Kim Jong Yang’ın gerisinde kaldı.(Euronews)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAZAKİSTAN.KZ HABER SİTESİ