Son Dakika
21 Mayıs 2024 Salı

Abluka altındaki Gazze’de son durum ne?

12 Ekim 2023 Perşembe, 21:31

Pazartesi gününden bu yana abluka altındaki Gazze’ye su, gıda ve yakıt girişi tamamen engellenmiş durumda.
İsrail’in karanlığa gömülen Gazze şehri üzerindeki hava saldırıları devam ediyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı, perşembe günü Gazze’deki ölü sayısının 326’sı çocuk ve 171’i kadın olmak üzere 1.300’ü aştığını açıkladı.
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant pazartesi günü Gazze’nin tamamen ablukaya alındığını açıklamış, “Elektrik, gıda, su, yakıt verilmeyecek, her şey kapanacak. İnsan hayvanlarla savaşıyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

İsrail Enerji Bakanı da perşembe günü yaptığı açıklamada “rehineler serbest bırakılmadıkça Gazze’ye su bile yok” dedi.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) bölge başkanı Fabrizio Carboni Gazze Şeridi’ndeki insani durumun “çok hızlı bir şekilde yönetilemez hale geleceğini” söyledi.

‘Hastanelerde tıbbi malzemeler tükenmek üzere’

İsrail daha önce kentin elektrik şebekesiyle bağlantısını kesmişti ancak çarşamba günü kentteki tek elektrik santralinin yakıtının bitmesiyle bölge sakinleri giderek artan bir belirsizlikle karşı karşıya.
İnsanlar evlerindeki jeneratörlerle idare etmek zorunda ancak onların da yakıta ihtiyacı var.
“Elektrik olmadan hastaneler morga dönüşme riski taşıyor.” ifadelerini kullanan Carboni, elektrik kesintisinin hastaneleri felç edebileceği uyarısında bulundu.

Gazze’nin en büyük hastanesinden cerrah Ghassan Ebu Sitta, sağlık sisteminin kapasitesini çoktan aştığını söyledi. Sitta, yakıt dışında da tüm malzemelerin tükenmek üzere olduğunu bildirdi.
El Şifa hastanesinde acil servis doktoru Mohammed Ghonim de oksijen de dahil olmak üzere tıbbi malzemelerin azaldığını söyledi.

Gazze / 10 Ekim 2023

Gıda ve su sıkıntısı

2,3 milyon kişinin yaşadığı Gazze’ye sadece yakıt değil, su ve gıda da giremiyor.
Çarşamba günü Filistinliler, raflar boşalmadan önce yiyecek almaya çalışırken, fırınların ve marketlerin önünde birkaç saat süren kuyruklar oluştu.
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Gazze ve Batı Şeria’da gıda, su ve temel ihtiyaç malzemelerine erişimi olmayan 800 binden fazla insana gıda yardımı sağlamak üzere acil bir operasyon başlattı.

WFP Filistin Direktörü Samer Abdelcaber çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ancak çok yakında Gazze’deki gıda malzemeleri ve temel ihtiyaçlar tükenecek. Etkilenen ve sayıları her geçen gün artan insanlara destek olabilmek için insani yardım koridoruna ihtiyacımız var. Güvenli, engelsiz erişime ve finansman desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.” şeklinde konuştu.
Gazzeliler, hava saldırılarından korunmak için güvenli bir yer bulma mücadelesi de veriyor. On binlerce kişi BM tarafından işletilen okullara sığındı.

Mansour, “Sivil halkımıza karşı son derece korkunç bir durum söz konusudur. Yıkım hayal gücünün ötesinde. Gazze Şeridi’nde yaklaşmakta olan bir felaketi ve insani büyük krizi önlemek için insani bir müdahale yapılmalı.” şeklinde konuştu.
Mansour konuşmasına “Barış, İsrail tarafının bizim var olduğumuzu, insan olduğumuzu, ulusal haklarımız ve isteklerimiz olduğunu kabul etmesini gerektirecektir.” şeklinde devam etti.
İsrail Enerji Bakanı Israel Katz ise perşembe günü, Hamas’ın esir tuttuğu rehineler serbest bırakılana kadar Gazze’ye hiçbir şeyin girmesine izin verilmeyeceğini söyledi.

Katz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Gazze’ye insani yardım mı? Kaçırılan İsrailliler evlerine dönene kadar hiçbir elektrik düğmesi, hiçbir su musluğu açılmayacak ve hiçbir yakıt kamyonu girmeyecek. İnsani yardım için insani yardım. Ve kimse bize ahlak dersi vermeyecek.” ifadelerini kullandı.

Gazze

Çatışmayı hangi yasalar yönetiyor?

Dünyanın büyük bir kısmında kabul gören silahlı çatışma kuralları, tüm Birleşmiş Milletler (BM) üye devletleri tarafından onaylanan ve uluslararası savaş suçları mahkemelerinin kararlarıyla desteklenen 1949 Cenevre Sözleşmesi’yle ortaya çıktı.
‘Silahlı Çatışma Hukuku’ veya ‘Uluslararası İnsani Hukuku’ diye adlandırılan bu hukuk sistemi, sivillere, askerlere ve savaş esirlerine yönelik muameleyi düzenleyen bir dizi anlaşmadan oluşuyor.
Bu, Hamas gibi organize silahlı örgütleri kadar hükümetlerin de eylemlerini kapsıyor.
İsrail’deki saldırılarıyla Hamas’ın ve işgal altındaki Filistin topraklarına yönelik saldırılarıyla İsrail’in savaş suçu işlediği iddia ediliyor.
Tarafların kendi ülkelerinde yargılanmaması halinde, Lahey’deki Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC), devreye girebilecek tek uluslararası hukuki organ.
Yerel mahkemeler savaş suçları davalarında evrensel yargı yetkisini uygulayabilir ancak bunun kapsamı oldukça sınırlı.
Evrensel yargı yetkisi, bir devletin ulusal yargı sistemine, kendi topraklarında, kendi vatandaşları tarafından veya kendi vatandaşlarına karşı işlenmemiş olsa bile belirli suçları soruşturma olanağı veriyor.
ICC’nin kurulmasını sağlayan Roma Statüsü ise yerel yetkililerin devreye girmek konusunda “isteksiz veya yetersiz” olduğu durumlarda, mahkemeye üyelerinin topraklarında veya üyelerin vatandaşları tarafından işlendiği iddia edilen suçları soruşturma konusunda yasal yetki veriyor.
ICC, Salı günü yaptığı açıklamada etkisinin mevcut çatışmada işlenen olası suçlar için geçerli olduğunu ve delil toplamaya devam ettiğini söyledi.

Gazze

Ne tür eylemler savaş suçu kabul ediliyor?

Cenevre Sözleşmesi’ne göre askeri hedeflere yönelik saldırılar, uluslararası hukuka orantılı olmalı. Yani bu saldırıların aşırı düzeyde sivil yaşamına ve sivillerin eşyalarının kaybına neden olmamalı.
İsrail ile Hamas arasında 7 Ekim’de başlayan çatışmalara ilişkin İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), sivillerin kasıtlı olarak hedef alınması, ayrım gözetmeyen roket saldırıları, sivillerin Filistinli silahlı gruplar tarafından rehin alınması, Gazze’de yüzlerce Filistinli’nin ölümüne neden olan misilleme hava saldırıları ve İsrailli yetkililerin Gazze’ye uyguladığı ablukayı savaş suçu diye niteliyor.
HRW İsrail ve Filistin Direktörü Omar Shakir, “Sivillerin kasten öldürülmesi, rehin alma ve toplu cezalandırma, hiçbir gerekçesi olmayan korkunç suçlar” ifadelerini kullandı.
Rehin alma, cinayet ve işkence, Cenevre Sözleşmesi kapsamında açıkça yasaklanmışken, İsrail’in tepkisi de savaş suçları soruşturmasına konu olabilir.
Salı günü İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, 2,3 milyon kişinin yaşadığı Gazze Şeridi’ne gıda ve yakıtın ulaşmasını engellemek için sıkı bir abluka uygulayacağını duyurarak BM yetkilileri ve insan hakları gruplarının eleştirilerine hedef oldu.
İnsanlar için günlük hayatın halihazırda zor olduğu Gazze’de İsrail’in aldığı yeni kararın tehlikeli olduğu vurgulandı. “Son derece vahim” insani durumun “katlanarak kötüleşeceği” belirtildi.
Gallant ayrıca, İsrail’in Hamas’ı “yeryüzünden sileceğine” söz verdi.
Gallant’ın duyurduğu abluka, Hamas’ın askeri gücünü baltalamaya yönelik meşru bir araç yerine sivilleri hedef alıyorsa veya orantısız bulunuyorsa savaş suçu olarak kabul edilebilir.
Öte yandan Hamas’ın İsrail’deki bir festivale yönelik saldırısında yaklaşık 260 kişi hayatını kaybetti.
Ayrıca Gazze sınırı yakınındaki çeşiti Kibbutz topluluklarında çok sayıda sivilin silahlı Hamas üyeleri tarafından öldürüldüğü aktarıldı.
Uzmanlar bu eylemlerin savaş suçları soruşturması kapsamında mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.(Ajanslar)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

KAZAKİSTAN.KZ HABER SİTESİ
z-library