15 Temmuz darbe girişimin arkasında kim var?

30 Mart 2017 Perşembe, 11:33

Batı Dünyası yaptıkları açaklamalarla, 15 Temmuz Darbe teşebbüsünün arkasında Fethullah Gülen ya da Hizmet Hareketi’nin olduğuna inanmadı. Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) istihbarat servisi yetkilileri ve İngiltere Parlamentosu Dışişleri Komisyonu, bir birine benzer açıklamalar yaparak, Gülen’in darbeye karıştığına dair kanıt görmediklerini açıkladı.

bnd-krahl-gulen-aciklamasi

ALMANYA. ‘DARBENİN ARKASINDA GÜLEN’İN OLDUĞUNA İKNA OLMADIK’

Almanya’nın dış istihbarat teşkilatı Federal Haberalma Servisi’nin (BND) Başkanı Bruno Kahl, Türkiye’deki darbe girişiminden Gülen yapılanmasının sorumlu olduğundan şüphe ettiğini söyledi.

Almanya’da Başbakanlığa bağlı dış istihbarattan sorumlu BND Başkanı Bruno Kahl, haftalık Der Spiegel dergisine verdiği mülakkatta Ortadoğu, Rusya, IŞİD’le mücadele ayrıca Avrupa ile Türkiye arasında son dönemde yaşanan gelişmelere istinaden açıklamalarda bulundu. Kahl, ikili ilişkilerde her zaman “kötü dönemlerin yaşanabileceğini ancak haberalma teşkilatlarının, batının hukuk devleti prensipleriyle örtüşmeyen ülkelerle de işbirliği halinde olduğunu” belirtti. Kahl, “Sadece Türkiye’nin coğrafi konumu itibarıyla bile açık olan şey şu ki, bu kanalları kapatamayız” ifadesini kullandı.

“Gülen konusunda bizi ikna edemedi”

Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında Gülen yapılanmasının olduğu konusunda kendilerini “çeşitli yollardan ikna etmeye çalıştığını ancak bunun şu ana kadar gerçekleşmediğini” belirten Bruno Kahl, ancak darbe girişiminin “devlet tarafından kurgulanmadığını” söyledi. “15 Temmuz öncesinde de hükümet tarafından bir temizlik dalgası başlatıldığını” söyleyen BND Başkanı Kahl “Bu yüzden ordunun bazı kesimleri sıra kendilerine gelmeden darbe yapmak istedi. Ancak artık çok geçti, kendileri de temizlendi” dedi.

Kahl, darbenin devletçe tasarlanmamış olmasına karşın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açısından “memnuniyet verici bir mazeret” olduğunu ifade etti. Kahl, Spiegel’in “Gülen yapılanmasını aşırılık yanlısı İslamcı ya da terörist diye tanımlayabilir misiniz?” sorusuna “Gülen yapılanması dini ve seküler eğitim için bir araya gelmiş sivil bir oluşum. Bunlar arasında dershaneler, Erdoğan güçleriyle yıllarca ortak çalıştıkları eğitim kurumları var” cevabını verdi.

“Gülen yapılanması, tarikat ya da önemsenemeyecek bir azınlık değildir”

Gülen yapılanmasını bir “tarikat” olarak tanımlayamayacağını zira bu tanımın Batı toplumlarında kullanılageldiğini belirten BND Başkanı Kahl, Gülen yapılanmasının “önemsenemeyecek bir azınlık” olmadığını söyledi.

bnd-krahl-gulen-aciklamasi-bild

ABD. ‘GÜLEN’İN DARBEYE KARIŞTIĞINA DAİR KANIT GÖRMEDİK’

Alman İstihbaratı BND’nin Şefi Bruno Kahl’ın Alman basınına verdiği mülakat ve o mülakatta ‘Gülen’in darbenin arkasında olduğuna dair ikna edici kanıtları görmedik’ haberinden sonra bu kez de ABD’nin Meclis İstihbarat Şefinden benzer bir açıklama geldi.

ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesinin Cumhuriyetçi Partili başkanı Devin Nunes, Pazar günü katıldığı Fox TV’deki Chris Wallace’ın programında Fethullah Gülen Hocaefendi’nin iadesi ve darbe ile ilgisi iddiası hakkında çok önemli bazı açıklamalar yaptı.

İstihbarat Komitesinin başkanı Devin Nunes aynı zamanda Cumhuriyetçi Parti’den ve Başkan Trump’ın yakın müttefiği olarak biliniyor. Devin Nunes, Wallace’in kendisine Trump’ın Fethullah Gülen’i Türkiye’ye iade etmeyi düşündüğü yönünde Türkiye’den gelen bazı haberlerin olduğunu bunun doğru olup olmadığı yönündeki sorusu sonrası ”Erdoğan hükümetinin giderek otoriter hale geldiği” ve ”ABD ile Türkiye ilişkilerinin gergin olduğu” ”Gülen’in darbeye karıştığı yönünde kanıt görmediği” ve ”ABD ve Türkiye ilişkilerinin IŞİD’in Irak ve Suriye’den çıkartılma gayreti ile daha da zorlaşacağını” öngördüğü oldukça sert bir cevabı göze çarpıyor. Nunes, IŞİD’i Irak ve Suriye’den çıkarmaya çalıştıkça Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin neden daha zorlaşabileceği konusunda ise daha detaylı bir açıklamada bulunmadan program sonlanıyor.

Bu cevabın Trump’ın en güçlü müttefiklerinden birinden ve ABD İstihbarat Kurumları ile yakından, el ele çalışan bir Cumhuriyetçi liderden gelmesi bu görüşlerin ABD kurumlarının Erdoğan yönetimi hakkındaki görüşleri olarak yorumlanabilir.

Programdaki diyalog şöyle:

Chris Wallace: Türkiye’den yeni bir haber var. Türkiye, Trump yönetiminin Fethullah Gülen’i iade etmeyi düşündüğünü söylüyor. Bu ülkede uzun süredir yaşayan İslam din adamı Gülen’in Erdoğan’a karşı yapılan başarısız darbenin mimarı olduğunu iddia etmekteler. Bu konu hakkında bildiğiniz birşey var mı?

Cumhuriyetçi Devin Nunes: Bu söylediğinize inanmakta oldukça güçlük çekiyorum. Erdoğan hükümeti giderek daha otoriter bir hale geliyor. NATO’da olan Türkiye uzun süredir bizim güçlü bir müttefiğimiz. Aslına bakarsanız onlar (Erdoğan hükümeti) şimdi giderek güvenilir bir müttefik olmak konusunda daha da çok ve çok endişe verir bir duruma gelmekteler. Böyle birini iade eder miyiz bilmiyorum. Gülen’in [darbeye] karıştığına dair herhangi bir kanıt görmedim. Eğer karışmışsa bu tabi ki farklı bir durum. Ama Türkiye ile bizim ilişkilerimiz gergin. Ve IŞİD’i Irak ve Suriye’den çıkartmaya çalıştıkça daha da zorlu bir hal alacak.

Kongre İstihbarat Komitesi

Kongre İstihbarat Komitesi oldukça önemli bir Komite zira bu komite ABD İstihbarat Kurumlarını denetlemekle görevli ve başkanları da istihbarat konularında hayli bilgilendirilmekteler. İstihbarat Komitesi FBI ve Trump-Rusya konularını soruşturmakta öncelikli rol alıyor.

Chris Wallace muhafazakar yönüyle bilinen ama ABD’de çok saygı duyulan gazetecilerden biri olarak biliniyor.

fco-report

İNGİLTERE. ‘HİZMET HAREKETİ’NİN 15 TEMMUZ’DA ROL ALDIĞINA İLİŞKİN BİR DELİL ELİMİZDE YOK’

İngiltere Parlamentosu Dışişleri Komisyonu’nun 15 Temmuz’a ilişkin yayınladığı 70 sayfalık bir raporda, Türk Hükümeti’nin iddialarına karşın Hizmet Hareketi’nin 15 Temmuz’da rol aldığına ilişkin “kamuya açık bir delil elimizde yok” denildi.

Raporda: “15 Temmuz olaylarındaki şiddet, Gülencilere yapilan suçlamaların ağırlığı ve Gülenci olduğu tahmin edilenlere bu sebeple yapılan işten atma ve tutuklama sayılarının büyüklüğü düşünüldüğünde, Gülencilerin darbe girişiminde bulunduğuna dair kamuya açık bir delil elimizde yok.” dendi. 

‘Anektod tarzı endirek kanıtlar’

Raporda, “Gülenci bazı şahısların müdahil olduğuna işaret eden bazı deliller olmasına karşın bu deliller çoğunlukla anektod tarzı ve endirekt (üçüncü şahıslardan) kanıtlar” denildi. 

Raporda şu ifadelere de yer verildi: “Bu raporu darbe girişiminden 9 ay sonra yayınlarken hem Türk hükümeti hem de İngiltere hükümeti bırakın Gülenci bir şahsın darbeye müdahil olduğunu göstermeyi, darbeye karışmaktan dolayı bir mahkeme tarafından suçlu bulunan herhangi bir şahsi gösterememekteler. Aynı zamanda, Türkiye hükümeti Amerika’ya ‘kanıt olarak Gülen’in darbeyi yönettiği iddiası ile sınırdışı ettirmek için 80 kutu göndermelerine rağmen Amerika Birleşik Devletlerinin Güleni sınırdışı etme girişiminde bulunmadığına dikkat çekmek istiyoruz.” vurgusu yapıldı. 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAZAKİSTAN.KZ HABER SİTESİ