Son Dakika
10 Aralık 2018 Pazartesi

Almatı gerçekten elmaların atası mı?

09 Eylül 2018 Pazar, 14:30

Bugün dünyada yaklaşık 7,500 elma çeşiti bulunuyor, ve inanılması güç olsa da, görünüşe göre her biri gizemli bir Kazakistan ormanındaki birer Anne ve Baba ağaca dayanıyor.

Kazakistan’ın eski başkenti Almatı (Alma-Ata),  Trans-İli Ala Dağları eteğine kurulmuş bir şehir.
Şehrin isminin bire bir çevirisi “Elmaların Atası/Babası” anlamına geliyor ve görünüşe bakılırsa bu adlandırmada sandığımızdan daha fazla doğruluk payı var.

elma4

F: Michel Behar

Tüm elma türlerinin genom dizisi çıkarıldıktan sonra, bilim insanları var olan milyarlarca elmanın %90’nın kökenini Malus sieversii olarak bilinen ilk yabani elmaya kadar sürdü.

Bütün bu türler Tanrı Dağı Ormanlarının derinliklerinde uzak dağlık alanların yoğun bir şekilde elma ağaçlarıyla kaplandığı yerde oluştu.

Bu alanda bugün bile şaşırtıcı derecede çeşit çeşit elma türleri bulunuyor.

Burada, aynı çeşit elma veren bir ağaç daha bulmak zor. Elmalar tatlı, acı, ekşi, sulu veya susuz, bazen de gül kokulu olabiliyor.

Renkleri ve boyutları da aynı tatları gibi çeşitlilik gösteriyor. Bazı elmalar, kırmızı, bazıları beyaz, bazıları hem kırmızı hem beyaz olurken, boyutları da iri veya ufak olabiliyor.

almaty

Birçok elmanın bildiğimiz tatlı elma tadına sahip olma sebebi ise, komik de olsa ayılar.

Kazakistan ormanlarında, ayılar müşkülpesent olduklarından yalnızca en tatlı elmaları yiyorlar. Elmaları yedikten sonra, çekirdekleri dışkılayıp bu tatlı, lezzetli elmaların çekirdeklerinin her yere dağılmasını sağlıyorlar.

Daha sonra insanlar da tadı güzel olan bu meyveleri fark etti ve yetiştirmeye başladı. Bu yüzden de bu ormanlarda varolan binlerce elma çeşitinden sadece 15’ini marketlerde görüyoruz.

Şimdiyse, gen dizisinin çıkarılması sayesinde, bütün elmaların %90’nının binlerce yıl önce bir Anne ve Baba ağaca dayandığını biliyoruz. Büyük ihtimalle bu elma bir ayı tarafından yenip, tohumu dışkısıyla dağıtılmış.

elma3

Kazakistan Tanrı Dağları

Fakat bu ne kadar ilginç olsa da, bir yandan da kötü bir durum. Bir süredir dünya çapında bir elma krizi yaşanıyor. Bunun nedeni elma gen havuzunun çok kısıtlı ve dar olması. Elmaların çoğunun sadece iki ağaçtan türemiş olmasıi elmalarımızın hastalanma riski taşıdığı ve küflenmeye ve zararlı böceklere karşı savunmasız olduğu anlamına geliyor.

Bu yüzden bilim insanları ve üreticiler her şeyin başladığı Cennet Bahçesine –  yani Kazakistan’daki Tanrı Dağı Ormanlarına geri yöneliyor. Buradaki elmalar orijinal ve en iyi olanlar: hastalıklara dayanıklı, tatlı ve kütür kütürler. Amerikalı araştırmacılar şimdiden iyi malzemeyle gen havuzunu canlandırmak için 20.000 fideyi araştırmaya başladılar bile.

Kazakistan’ın sınırlarını turizme ve ticarete açmasıyla, bu ağaçlar gittikçe tehdit altında ve orman tahribi oranı gelecekte azalmazsa 10 yıl gibi kısa bir sürede bu elma ağaçlarından eser kalmayacak.

kaynak: Techly, Arkeofili

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAZAKİSTAN.KZ HABER SİTESİ