OHAL’de Türkiye’den bir kaçış öyküsü

06 Aralık 2017 Çarşamba, 15:21

Tahsin 46 yaşında. Darbe girişimi öncesinde, Aile ve Sosyal İşler Bakanlığı’nda Yetimler Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Fakat darbe girişimi sonrası bir kararnameyle “Gülenci” olduğu gerekçesiyle görevden alındı ve hakkında tutuklama emri çıkarıldı. Ayrıca banka hesaplarına ve pasaportuna da el konuldu.

Bu sırada iki kardeşi de yine Gülen cemaatine mensup oldukları gerekçesiyle hapse mahkum edildi. Tüm bu yaşananların ardından Tahsin ve eşi Meryem Yunanistan’a kaçmaya karar verdi.

Tahsin Bey’in kaçış öyküsü tıpkı bir film senaryosunu andırıyor. Yönetmen Roberto Benigni imzalı Hayat Güzeldir filminde Nazilerin toplama kampına alınan baba Guido, küçük çocuğuna tüm bunların bir oyun olduğunu, ve kazanırlarsa kendilerine bir tank hediye edileceğini anlatır.

Tahsin Bey kaçış öykülerini şöyle anlatıyor:

“Bunu bir oyun olarak kızıma anlattım. 3 aşamalı bir oyun oynayacağız kızım, eğer bu oyunun her aşamasını kazanırsan sonunda ödül verecekler dedi. İlk aşama, Türkiye’den Yunanistan tarafına geçene kadar ki kısımdı. Uzun bir süre yürüyeceğimizi, bataklıklardan geçeceğimizi, hiç konuşmayacağımızı söyledim. İkinci aşamada da Yunanistan tarafında da polislere teslim olacağımız, onların bizi kapalı bir yere koyacağını burada iki, üç gün kalacağımızı bu süreçte de hiçbir şey istememesi gerektiğini eğer çişini tutar, yemek istemez, ağlamazsa ikinci aşamayı da kazanacağımızı ve daha büyük ödül alacağımızı söyledim. Üçüncü aşama ise Atina’ya geçeceğimizi orada okula başlayacağını, onların dilini öğreneceğini ve okulada öğretmenleriyle konuşmayı öğrendiğinde Türkiye’deki evimize geri dönebileceğimizi söyledim.”

Meryem Hanım:

“Birçok büyük insan bile yürüyemezken, Rana yarışmaya katıldım ödül var diye çoğu yeri yürüdü. Ben kucağıma almaya kakltığım zaman anne bırak dedi. Ben yarışmayı kazanacağım.”

Tahsin’in ailesi şanslıydı. Tehlikeli bir yolculuğun ardından en azından Yunanistan’a varmaya başardı. Fakat Tahsin’in yakın arkadaşı olan Hüseyin Maden, eşi, kızı ve oğlu için yolculuk trajediyle sonuçlandı.

Gülen cemaati üyesi olduğu gerekçesiyle hakkında tutuklama emri çıkarılan ve Yunanistan’a kaçmaya karar veren Hüseyin Maden ve ailesinin Ege’yi geçmek için satın aldığı eski ahşap sandalın Midilli açıklarında battığı belirtildi. Tahsin, çocukluk arkadaşım dediği Hüseyin’in Kastamonu’daki ailesinin hala onların öldüklerine inanamadıklarını söylüyor.

Tahsin Bey:

“Bizim içim Hüseyin Maden’in durumun burada netleşmesine rağmen onların ailesine bunu söyleyemedik. Çünkü hala bir umutları vardı. DNA testlerinin sonucunu bekliyorlar.”

Michalis Arampatzoglou Euronews Atina:

“Rakamlara göre yaklaşık 300 Türk aile, siyasi nedenlerden ötürü bu tehlikeli yolculuğu göze alarak Yunanistan’a kaçtı. Çoğu sığınma başvurusunda bulundu. En büyük endişeleri ise Türkiye’de kalan aileleri… (Euronews)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAZAKİSTAN.KZ HABER SİTESİ